perde

perde
1. curtain, drape, drapery. 2. movie screen, screen. 3. theat. (an) act (of a play). 4. mus. pitch. 5. mus. fret (of a stringed instrument). 6. web, webbing (between the toes of some birds). 7. colloq. cataract (in the eye). -lerini açmak (for a theater) to begin a new season. -ye aktarmak /ı/ to make (a novel, story, play) into a motion picture. - arası intermission (during a theatrical performance). - arkası the hidden side of a matter. - arkasında/arkasından secretly, surreptitiously, behind the scenes, backstage. - ayaklı web-footed (bird). - çekmek /a/ to curtain off (something unsightly), hide (something) from view with a curtain. - inmek /a/ colloq. for a cataract to develop in (one´s eye). - perde by degrees, gradually. -si yırtık/sıyrık shameless, brazen (person).

Saja Türkçe - İngilizce Sözlük. 2010.

Игры ⚽ Нужен реферат?

Look at other dictionaries:

  • perde — reperde saperde …   Dictionnaire des rimes

  • perde — obs. form of pard, a panther …   Useful english dictionary

  • perde — is., Far. perde 1) Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü Perdeleri nasıl kendi eliyle pencerelere taktığını ... düşündü. Y. K. Karaosmanoğlu 2) Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • perde perde — zf. Yavaş yavaş Perde perde, döne döne dans eder gibi daireler çizerek dağılırdı. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • PERDE-İ CÜMUD — Donmuş, katı perde. * Mc: Alem, tabiat. * Akıl ve hissiyatı kendisi ile meşgul edip, dini ve ulvi hakikatlardan ayıran, gaflet veren perde …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • perde arkası — is. Bir şeyin görünürde olmayan gizli yanı Bir gün gelecek, işlerin aslını, perde arkasını bilenler... T. Buğra Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • perde ayaklılar — is., ç., hay. b. Kaz, ördek, martı gibi suda yüzen ve parmakları arasında perde bulunan kuşlar takımı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • perde çekmek — 1) bir şeyin önüne perde germek 2) gözlemek, örtmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • perde — 1 p.s. Prés. subj., 3 p.s. Prés. subj. perdre …   French Morphology and Phonetics

  • PERDE — f. Kapı, pencere gibi yerlere asılan veya iki yeri birbirinden ayıran, görünmeğe mâni olan şey. * Mc: Irz, namus, iffet.* Bir müzik parçasını meydana getiren seslerden herbirinin kalınlık veya incelik derecesi. * Bir sahne eserinin büyük… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • PES-İ PERDE — Perde arkası …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”